Bu yazdığım son yazım sana ait, sana dair. Okuyup okumayacağını bilmeden yazıyorum. Bilsem de değişen bir durum olmayacak.
İçimden geçen birsürü şey var anlatsam mı anlatmasam mı diye beynimi yoran.
Anlatsam da ne değişecek diyor bir tarafım.
Öbür yanımsa; anlat, dök içini, diyor.
Bir kelime eksik bu cümlede.
Rahatla!
Amaç sadece yazmak. Sana dair son bir şeyler.
Kaybetmek, bitirmek değil acı olan yakan bunu anladım artık; beni yakan bitişler değil çok daha öte bir şey var içimi burkan.
Unutulmak yada hiç olmamışçasına hayatlardan çıkıvermek hayalet gibi. Düşündüğümde ne çok şey yaşadık derken bir yandan da ne yaşadık ki diyebilmek yakan beni. Böyle bitecekse ne anlamı kaldı yaşananların..
Ne belirli bir son yazdık hikayemize ne de gidene/kalana dair roller bölüşüldü. Ne giden oldu ne kalan. Havada asılı kaldık. Bitişlerin yoruma bırakılması, bittiğini bile bile göre göre acaba'larla sarsılmak yoruyor bu bedeni. Acaba bitti mi gerçekten onun tarafında da? Acaba o böyle olmasını mı istedi..
O... Artık ikinci tekil şahıs değilsin. Yerini üçüncü tekile devrediyorum birinci çoğul şahıstan çekip çıkarıp.
İçimde hissettiğim kırgınlık, yapılanların acısından öte saf bir cam kırığı gibi batıyorsun sadece kanata kanata. Altında gizlenmiş bir sevgi, bir merak, bir özlem var sana dair. Ama sana ait değil. Sahibi yok. Sahibi yanımdayken sahipsiz kalan duyguların öksüzlüğünü büyütüyorum sadece. Başı çekense kırılmışlık duygusu.
Yakıştıramadım yaşadığımız iki kişilik oyuna bu sonu. Ne yüzyüze konuştuk ciddiyetimizi, sinirimizi, düşüncelerimizi içeren sonunu belirsiz bıraktığımız cümlelerimizi; ne de bir sona yakışır şekilde öptük birbirimizi sarıldık bir damla gözyaşımız düştü gözlerimizden, bakamadığımız bakarsak sonlandıramayacağımızı bildiğimiz için.
Sonu yok derler ya. Yazılmış bir sonu bile oynayamadık biz.
Sonumuz yok, olamadı.
Dağıldık sonsuzluğa doğru ayrı yollarda.
Biz senle zamanaşımına uğradık sevgilim.. Davamız düştü artık. Yargılanacak kimse yok.
Kesilemeyen cezamızsa; müebbete mahkum iki hayat birbirinden uzağa doğru...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder